İspanya vs Türkiye

29 Mar, 2009 Yazar: serdar

20090329004157_isp3761grid-6x3

Olmadı.. İyi başladı ama iyi bitiremedi milli takım.

ilk 25 dakika etkili oyun ve bulunan iki hatta üç pozisyon var. İspanya ile deplasmanda oynuyorsan bunları atacaksın. Adamların pas trafiği zaten en cahil futbol izleyicisinin bile diline pelesenk olmuş durumda. Oyunu istediği gibi açıp yönlendirebiliyorlar. Takımın gücü ortada fakat bu kadar kör göze parmak şeklinde top çeviren ve aralara top atmak isteyen bir takıma karşı bu fizik gücüyle yapılacak hiçbişey yok gerçekten.Ne adam gibi mücadele, ne adam gibi paslaşma ne de adam gibi kanat organizasyonu yapabildi milliler. İspanyollar zaten oyun karakterleri gereği tek pas basit oyunla istedikleri gibi yönlendiler tempoyu da oyunu da.  Şu maçı izledikten sonra bu takımda Hamit Altıntop’un ne kadar önemli bir isim olduğunu yeniden hatırlamış oldum. Sahanın yıldızı şüphesiz Ramos’du. İspanyanın hemen her pozisyonunda o vardı. Hatta Ramos’un sahada sarfettiği efor bizim tüm takımdan daha fazla gibiydi. Maça hızlı ve istekli başlayan Tuncay dışında agresif ve istekli bir oyuncu göremedim milli takım adına. Diğer oyuncular için zaten söylenecek bişey yok.  Karambolden gelen goldeki Ayhan’ın öküzlüğü ortada. Ama mağlubiyetin en büyük sebebi, genel olarak tüm oyuncuların özellikle golden sonra fizik ve moralmen çökmeleri ve maç bitse de gitsek havasına girmeleridir.

Bu iki takım çarşamba günü Ali Samiyen’de bir maç daha yapacaklar. Bu maçta alınacak 1 puan bile büyük ihtimalle yetmiyecektir çünkü bugün Bosna’nın da kazanmasıyla grupta 3.lüğe düşmüş bulunuyoruz. Mutlat suretle 3 puan almak zorunda olduğumuz bir maç var önümüzde. Üstelik o maçta Puyol da oynayacak.

Amansız mı olacağız zamansız mı olacağız hepbirlikte göreceğiz artık.

İspanya Maçına Doğru

28 Mar, 2009 Yazar: serdar

millitakim_sevinc2824 saatten az kaldı, klasik ifadeyle nefesler tutuldu, heyecan son raddeye dayanmış durumda. Günlerdir yastığa kafamı koyduğumda Ercan Taner’in kısılan sesiyle, Rıdvan Dilmen’in de heyecanlı yorumuyla daha da çoşacağımız bir maç oynatıyorum kafamda. NTV ve NTVSpor’un yayınları ve reklamları zaten gaz.. Hem bizim, hem de ispanyol medyasını takip etmeye çalışıyorum.  Bugün Fatih Terim’in yarın sahaya çıkaracağı ilk 11′i öğrendik;

—————–Volkan—————

Gökhan —- Emre Aşık —- Hakan —- İbrahim

Arda —-  Emre — Aurelio —- Tuncay

——-  Nihat   ——-   Semih ——–

Fatih Terim’in çıkaracağı kadroların ne olacağını tahmin etmenin zorluğunu EURO2008 maçlarında da yaşamıştık. Genel kanı, kalabalık ortasahanın önünde tek forvet dizilişi ile sahaya çıkılacağını yönündeydi. Ortasahada mücadele gücü yüksek olarak düşünülen Ayhan’ın olacağı düşünülüyordu, fakat Terim şu belirlediği kadroyla böyle düşünenleri daha maç başlamadan ters köşe yapmış durumda. Savunmada yaşadığımız sıkıntılar herkes tarafından biliniyor, özellikle Servet’in yokluğu hissedilmeyecek gibi değil fakat bu sıkıntıya rağmen İbrahim Üzülmez’in defans kurgusunun sol tarafında yer alacağını da tahmin etmiyordum.  Tandemde Emre Aşık’ın yanına Hakan Balta çekilince, stopere çekilen Hakan’ın yerine de Üzülmez forma giyecek milli takımdan gelen haberlere göre. Hakan Balta’nın Manisaspor’da oynadığı mevki stoper olabilir ama böyle bir maçta, yine kendi takımında mecburiyetten oynadığı stoper mevkiinde eleştiri alan bir adamı yine aynı şekilde kullanmak pek akılcı gelmedi bana. Sezon başından beri taş gibi oynayan Sivasspor’lu Sedat veya Getafe’li İbrahim Kaş, Emre Aşık’a eşlik edebilirlerdi. Savunma 4lüsünde şu an için hiçkimsenin aklında hiçbir kuşku olmayan tek oyuncu Gökhan Gönül sanırım. Geri kalan 3 oyuncu için de herkesin kafasında bir “acaba”  var. Ortasaha için söylenecek pek bişey yok.  Emre milli takımda birbaşka oynuyor, bu da bana ispanya maçı için bir güven veriyor açıkçası. Mehmet Aurelio ve Emre’nin, İspanya’nın en büyük silahı olan pas trafiğini etkisiz hale getirebileceklerine inanıyorum. Kanatlarda da Arda ve Tuncay skor üretmeye yakın isimler fakat özellikle sağ kanadımızda Gökhan – Arda ikilisinden çok şey bekliyorum. Gökhan ileri çıkışları etkili olan, Arda’da savunmayı rahatlatabilen bir oyuncu. Bu ikilinin hem savunmada hem hücumdaki işbirliği İspanyaya karşı en büyük kozumuz olabilir.

Gol ayaklarımız ise İspanya’nin yakından tanıdığı Nihat ve Semih olacak eğer bir son dakika değişikliği olmazsa. Nihat geçirdiği uzun sakatlığın ardından henüz tam olarak eski performansını yakalamış değil Villarreal’de. Ama burası Terim’in milli takımı, burda işler genelde “gaz” ile yürüyor. O yüzden maçtan sonra özellikle defans kurgusu için getirdiğim eleştirileri de yutmak zorunda kalabilirim.. Ben değil yutmaya, print alıp küllah yapıp başka bişeyler yapmaya da razıyım, yeter ki şu maçtan güzel bi sonuç alalım, şu yaşadığımız heyecana değsin. Seçimmiş, partiymiş, ekonomiymiş, krizmiş.. Herşey yalan.

Çok yaşa futbol..!

Efsane

21 Mar, 2009 Yazar: serdar

adsiz

Amiga 500′ün efsane futbol oyunu Sensible World of  Soccer, kısa adıyla SWOS.

Kalabalık turnuvalar, inanılmaz goller, vaapbeyaz ve yarraaamıyeoooooo şekildeki tüyler ürperten tezahüratlar, kavgalar, çekişmeler, atışmalar, şampiyonluk mücadeleleri, career adı altındaki menajerlikler, kornerden atılan goller, omuz silkme şeklindeki artistlik çalımlar, Weahlar, Shearerlar, FSVler, HTSler, THPler,CSVler.. Ve daha aklıma gelmeyen onlarca ayrıntı.

Çok özledik Sensible’ı çok.

Minicik Minicik Ağaçlar; Bonsai

20 Mar, 2009 Yazar: serdar

bonsai01bonsai-k1

Son yıllarda Türkiye’de de yavaş yavaş yayılan bir hobi var; Bonsai. Japon ağaç yetiştirme sanatı olarak da geçer.Yüzlerce türü var. Gölgesine uzanıp uyumak istediğiniz dev gibi ağaçların şekil olarak aynısı fakat boyut olarak küçücük saksıda yaşayanı. Çok narin, çok kibar, ilgi ve bakım isteyen çok sevimli bir bitki.  Sağlıklı bir bonsai’ye sahip olmak için sulama teknikleri, gübre kullanımı, saksı ve toprak seçimi, yaşam alanı, telleme + budama methodları ve dönemleri, ağacın türü, hangi mevsimde nasıl muamele gösterilmesi gerektiği ve yaşam koşulları hakkında geniş ve detaylı bilgi sahibi oldukça önemli. Her tür bonsainin ihtiyaçları ve yaşam koşulları farklıdır, ağacınızın türünü iyi öğrenmelisiniz, (bu konuda avrasya bonsai forumundan yardım ve bilgi alabilirsiniz; http://www.avrasyabonsai.com/forum).Genelde senede bir defa ağır budama ve durumuna göre kök budaması ve eğer yine gerekiyorsa telleme yapılır. Saksı değişimi ve gübreleme de çok önemlidir. Budama için ağacın türüne göre şekil belirlemelisiniz, ağır budama dediğimiz yöntem senede bir defa yapılır fakat dal dizimi için küçük budamalar da fayda sağlar. Kök budaması bonsainin gelişimini kontrol etmek ve kök sistemini yenilemek için yapılır. Bir bonsainin bakımı için en önemli faktör sulamadır, gereğinden fazla su vermek kök çürümelerine sebep verip ağacınızın ölümüne sebep olur. Suyu birden boca etmek de toprakta çöküntülere neden olacağı için dikkat edilmelidir. Ağacınızın su ihtiyacını toprağa soktuğunuz bir kürdan yardımıyla anlayabilir, ona göre sulama yapabilirsiniz.Toprağın 4-5 milimetre kuruması bitkinin suya ihtiyacı olduğunu gösterir. Bir diğer önemli husus da toprak karışımıdır. Toprak karışımı türlere göre değişim gösterse de en ideal karışımını %30 kum, % 30 ponza, % 40 da bahçe toprağı ile elde etmek mümkün.

the-best-bonsai-caring-ways

Böyle sıralayınca zor gibi gelmesin, internet üzerinde bu konuda binlerce kaynak bulmak mümkün. Benim şu anda 1 tane ficus bonsaim var. Bir tane ile kalmıyor bunlar, biraz öğrenince her türden bonsaiye sahip olmak istiyor insan.. Hergün gözünün içine bakıyorum adeta, bir süre önce yaprak dökse de, şimdi yepyeni yapraklar ve dallar veriyor, mevsimi gelince çiçek de açacak.

Bir bonsai sahibi olmak gerçekten çok güzel bişey.

bonsai_agacipine1

Ntv & Ntvspor’dayız

20 Mar, 2009 Yazar: serdar

ntvspor-logo

28 Mart’da oynanacak olan İspanya -  Türkiye Dünya Kupası elemesi grup maçını Türkiye’nin en iyi kanalları NTV ve NTVSpor ortak yayınla ekranlara taşıyacaklarmış.  NTV’de Güntekin Onay – Rıdvan Dilmen,  NTVSpor’da ise Ercan Taner – Hakan Ünsal alternatifleriyle izleyebilekmişiz.  Sen çok yaşa NTV & NTVSpor. Ama keşke Murat Kosova anlatsaymış. Çok özledik onun anlattığı futbol maçlarını.

Kadıköy Yolcuları

20 Mar, 2009 Yazar: serdar

8200812051259224

Dün tamamlanan maçlardan sonra UEFA’da son 8e kalanlar için de kuralar çekildi. Eşleşmeler şu şekilde;

Hamburg – Manchester City
Psg – Dinamo Kiev
Shakhtar Donetsk -  Marseille
Werder Bremen – Udinese

Yarı final eşleşmeleri ise;

Werder Bremen-Udinese  /   Hamburg-Manchester city
Psg-Dinamo Kiev  /   Shakhtar Donetsk-Marseille

***

Gelelim eşleşmeler için olası tahminlere;

Hamburg – Manchester City:

Destansı bir şekilde Ali Samiyen’den çeyrek final vizesi alan Almanlar ile Aalborg kaşısında penaltılar sonucu çeyrek finale adını yazdıran ingilizler. City’nin bu turu geçecek taraf olacağını düşünüyorum.

Psg – Dinamo Kiev:

Oratada geçecek bir mücadele bu. Doğu avrupa takımlarının işleri belli olmuyor. PSG’ye de ters gelebilir, turu alabilirler.

Shakhtar Donetsk -  Marseille:

Ukrayna – Fransa eşleşmesinde ikinci perde. Psg – Kiev eşlemesinden sonra Donetsk – Marseille eşleşmesi. Marseille PSG’den daha iyi bir takım fakat Shakhtar da CSKA’yı eleyerek rüştünü ıspatlamış durumda. Bu turun da ortada geçeceğini düşünüyorum. Bir tahmin yapmam gerekirse; Marseille diyorum.

Werder Bremen – Udinese:

İtalyanların Avrupa kupalarında kalan son temsilcisi Udinese için çok zor bir kura. İtalyan takımları için bu sene UEFA çeyrek finali son durak olarak tamamlanabilir. Werder Bremen’in turu geçen taraf olacağını düşünüyorum.

***

Eşleşmelerden sonra ortaya çıkan entereasan bir duruma var; Ukrayna  – Fransa çekişmesinden bir finalist çıkacak. Finalin için diğer ismin de City’i eleyecek Bremen’in olacağını düşünüyorum. Kupa 2′de de heyecan üst seviyede.

Şampiyonlar Liginde Son 8

20 Mar, 2009 Yazar: serdar

uefa_champions_league_420

Şampiyonlar liginde son 8e kalan takımları karşılaştıracak kuralar çekildi. Eşleşmeler şu şekilde;

Villarreal-Arsenal
Manchester United-Porto
Liverpool-Chelsea
Barcelona-Bayern Münih

Yarı Final ise; Villarreal-Arsenal / Manchester United-Porto  , Liverpool-Chelsea / Barcelona-Bayern Münih

***

Villarreal – Arsenal:

Roma’yı penaltılarla eleyen Arsenal için kolay kura gibi görünüyor bu eşleşme. Fakat Villarreal için de kalan takımların arasında Porto’dan sonra gelebilecek en iyi rakibin Arsenal olduğu da bir gerçek. Favori Arsenal fakat Wenger’in öğrencileri için yarı final yolu zannedilen kadar kolay olmayacak görüşündeyim. Kalbim Villarreal’den yana.

Manchester United-Porto:

Şu an için Şampiyonlar Ligi’nin Barcelona ile birlikte en iyi takımı olarak gösterilen Man. Utd için gelebilecek en kolay eşleşmeydi Porto. Manchester United’ın pek zorlanmadan yarı finale kalacağını söylemek için deli olmaya gerek yok .

Liverpool-Chelsea:

bu 4 eşleşme içinde izlenmek için beni en çok heyecanlandıran eşleşme bu oldu. Son 8e 4 takımla kalmayı başaran ingilizlerin en azından ikisinin birbirlerine düşmeleri sürpriz değil. Bu eşleşmeyle yarı finalde 4 ingiliz izleme ihtimali de ortadan kalkmış oldu. Kırmızılar ve Maviler bir türlü birbirlerinden kurtulamıyorlar şampiyonlar liginde. Liverpool’un şampiyonlar liginde nasıl oynadığını hepimiz biliyoruz, bazı anketlerde bu yılın Ş.L favorisi olarak gösterenleri bile gördüm kırmızıları. Hiddink yönetimindeki tüm maçlarını kazanan Mavilerin ise söz konusu Şampiyonlar Ligi ve rakip özellikle Liverpool olduğunda çok başarılı olduklarını söylemek zor. Liverpool yine turu geçen taraf olur diye bir tahmin yapayım ama çok çetin iki maç olacağına şüphe yok.

Barcelona-Bayern Münih:

Bir önceki turda rakiplerine 5 gol atan Barcelona ile 7 gol atan Bayern Münih. Şampiyonlar liginin en çok gol atan takımları birbirlerine düştüler. Bir önceki tur kadar gol atamayacakları ortada fakat Barcelona Bayern’e acımaz diyorum ben. Bu da seyir keyfi açısından çok güzel bir eşleşme oldu.

***

Özet olarak, çok büyük ihtimalle son 4e 3 ingiliz ve Barca gidecek. Ortaya çıkan şu tablodan sonra bir de olası yarı final ve final eşleşmeleri için tahminlerimi yazayım.

Arsenal – Manchester United , Barcelona – Liverpool.  Şu tabloya göre beklenen ve istenen Barcelona vs Manchester United finali hiç uzak durmuyor. Manchester – Barcelona finalinde ise kazanan futbol ve seyircileri olarak bizler olacağız sanırım.

TBL’de Hareketli Günler

20 Mar, 2009 Yazar: serdar

wwwresimcitycom_spor_resimleri_basketbol

TBL’de Gözler Fenerbahçe Ülker – Willie Solomon flörtüne çevrilmişken bir bomba da Türk Telekom’dan geliyor. Eski yıldız oyuncusu Khalid El Amin ile her konuda anlaştığı söylenen Telekom’un bu transferi büyük oranda bitirdiği konuşuluyor. Bu hafta oynanacak FB Ülker – Türk Telekom maçında iki yıldızı karşılıklı sahada görürsek kimse şaşırmasın.

umuyorum bu haberler gerçeklik kazanır ve TBL seyircisi bu iki süperstarı tekrardan izleme imkanı bulabilir.

Kadıköy Rüyası Sona Erdi

20 Mar, 2009 Yazar: serdar

sukru_saracoglu_man_qe37lege

Zırt pırt döndüğü iddia edilen 2000 ruhunu duyuyorduk yine günlerdir. Ruhu muhu geçtik, Kadıköy’deki UEFA finali hayali kendinden geçirmiş sanırım Galatasaraylı futbolcuları. Deplasmanda kazanılan 1-1′lik avantaj, 2. maçta kendi evinde 2-0 öne geçip “turu garantiledik” halet-i ruhiyesi ve ardından bir anda tepetaklak olup ard arda 3 gol yemek ve 2-3 kaybetmek ve hem Uefa’ya hem de Saraçoğlu’ndaki final hayalini adeta kabusa çevirmek. İnanılır gibi deği gerçekten. Alman basınını merak ediyorum, yarın bayram yapacaklar. Bakalım ne yazıp çizecekler. Galatasaraylılar için gerçekten çok acı bir maç ve son oldu bu. Oysaki Kadıköy’deki final için hazırlıklar şimdiden başlamıştı. Elbette ki çok üzülmedim bu sonuca ben, ama sevinmedim de. Fakat şunu belirtmekte fayda var, Galatasaray Kadıköyde oynasa oynasa Fenerbahçe’yle oynar.

Bir Paragraf da Arda için açmak istiyorum. Bu adam gerçekten takımı için yüreğini ortaya koyan, kendi küçük ama yüreği büyük bir futbolcu. Maç sonrasında verdiği röportajda gözleri ağlamaktan şişmiş gibiydi, ve her halinden çok  çok üzgün olduğu belli oluyordu. Ben uzun zamandır takımı için bu kadar kalpten üzülen bir futbolcuya rastlamadım Türkiye’de. Helal olsun sana Arda.

Goo Fenerbahçe Goo

18 Mar, 2009 Yazar: serdar

logo

Müslüman kullanıcılara yönelik müslüman google’dan sonra bir başka kitleye özel arama motoru da goofenerbahçe. Logo tasarımı hoşuma gitti, sağ tarafta geçen yıl elde edilen Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali’ne atıfta bulunan bir ibare logosu konmuş. Sayfanın alt kısmında da sitenin resmi siteyle ilgisi olmadığı ifade edilmiş.  Ayrıca belirtmekte fayda var ki, site tamamen Google altyapısını kullanıyor. Yani normal Google’da arama sonuçları neyse, burda da aynı.

buyrun burdan ulabilirsiniz; http://www.goofenerbahce.com/

Seyranbahçe ?

17 Mar, 2009 Yazar: serdar

bar22

Galatasaray’ın yeni stad inşaatında sular bir türlü durulmuyor. Yaklaşık bir aydır duran inşaatın işçileri uzun süredir para alamadıklarını söylüyorlar. Meira transferini bekliyorlardı klübe nakit para gelmesi için fakat transferin gerçekleşmesine rağmen hala paralarını alamayan işçilerin yeni taktikleri çok kurnazca. Eğer paraları ödenmemeye devam ederse stada Fenerbahçe bayrağı asacaklarını belirten işçiler, stad inşaatındaki  Galatasaray bayrağını da indirerek yakmışlar. Bu tehdite GS yönetiminin ne gibi bir tepki vereceğini bilemiyorum fakat işe yarayacak gibi duruyor. Eğer öyle olursa da Fenerbahçe’ye hem işçiler hem de Galatasaraylılar teşekkür etmeli. Hem işçilerin paralarını almalarının hem de Galatasarayın stad inşaatının devam etmesinin müsebbibi olacak sanırım Fenerbahçe. Gülmemek elde değil.

Git Selçuk!

17 Mar, 2009 Yazar: serdar

129469

Son günlerin önemli gündemlerinden birisi Fenerbahçe’nin iç transferde sözleşmesi biten oyuncuların takımdaki gelecekleri. Volkan, Lugano ve Selçuk’un sözleşmeleri bitiyor. Daha önce Deivid ve Alex ile sözleşme yenilenmişti.

Bu Selçuk Şahin denilen vatandaş hala sözleşme yenilemedi Fenerbahçe’yle, üstelik verdiği beyanatlarla da bir “yıldız futbolcu”  havası estirdi. Yok efendim iyi bir sözleşme imzalamak istiyomuş da yok efendim yaşı artık geçiomuş Avrupa’ya gidemezmiş de, falan filan. Ulan Selçuk Şahin!Bu takımdaki kaçıncı yılın ? Bu takıma şimdiye kadar ne verdin? Ne yaptın ki sözleşme yenilemek için aldığından fazla para istiyosun. Bugüne kadar aldığın paranın ne kadarını hak ettin Selçuk ? Anlamak mümkün değil gerçekten, hadi yönetimden umudu kestim de, inşallah bu Selçuk denen kazma kendisine önerilen parayı beğenmez de biz de kurtuluruz bu azaptan.

Git selçuk git.. Git bu takımdan. Giderken yanında sevgili arkadaşların Burak Yılmaz, Colin Kazım, Ali Bilgin, Yasin Çakmak, Josico ve Maldonadoyu da götür.

Bilim(!) ve Teknik(!)

14 Mar, 2009 Yazar: serdar

adsizasd

Bu ay Bilim ve Teknik dergisinde yaşanan olaylardan sonra Darwin kapağına müdahele edenler ve sansürleyenler gelecek ay için kapağı hazırlamışlar. Büyük Türk Bilim Adamı Harun Hahya, namı diğer Adnan hoca! Üstelik Evrim Teorisi’nin çöküşünü anlatan bir CD de hediye edilecekmiş.

of, şakası bile kötü!!

Suns Sönüyor..

13 Mar, 2009 Yazar: serdar

phx_suns

Son 4 sezondur her yıl bekliyoruz acaba bu yıl Phoenix Suns ne yapacak diye. Bu dönemlerde normal sezonda estirirken, Play-off’ların herhangi bir yerinde San Antonio Spurs’a denk gelip eleniyordu Phoenix Suns, inanılmaz güzel ve göze hoş gelen hücum varyasyonlarına sahipken, pota altında ve savunmada bir türlü beklenen ve istenen seviyeye gelememişti. Spurs’un Tim Duncan gibi pota altı ve boyalı alan canavarına karşı direnemiyorduk maalesef, her sene San Antonio Spurs’e elenip, “seneye” taşıyorduk umutlarımızı.. Bi tarafta ligin en iyi hücum takımı Suns, diğer tarafta ligin en sıkı savunma takımı Spurs. Bu serilerin zaman içersinde bana öğrettiği şey ise malesef şu olmuştur;  Nba’de savunması iyi olan taraf kazanır. Hücumunuz ne kadar iyi olursa olsun savunmada gerekli sertliği gösteremediğiniz zaman attığınız 120 küsür sayıya rağmen yenilebilirsiniz.  Suns’ı da yakan bu savunma eksiklikleri oldu. Nash ve Amare’nin arkasında Kurt Thomas ayısı değildi daha verimli, daha agresif ve boyalı alanı daha iyi kullanan bir pivot olsaydı en azından konferans şampiyonu olması işten bile değildi Suns’ın. Fakat şu 4 sezonluk periyot içinde her sene daha iyiye gitmesini beklediğimiz takım malesef off-season döneminde olumlu hiçbir gelişme kaydedemeyerek yine aynı tür sorunlarla sezona başlıyordu.Sezon içindeki koç değişikliği, transferler vs..  Hiçbiri çare olmadı Suns’ın problemlerine. Bu sezon başında artık olası bir şampiyonluk umudumu zaten yitirmiştim Doğu’daki şampiyonluk adayı takımların sayısının artmasından sonra fakat en azından eskiden olduğu gibi göze hoşgelen bir basketbol oynamaya devam etmesini, ligin izlenmesi en keyifli takımı olmasını bekliyordum, fakat şu anda Suns çok büyük ihtimalle play-offların dışında kalacak. Zaten play-off’a kalabilse bile Amare’nin sakatlığı o zamana dahi yetişmeyecek.  Batıdaki takımları ve form durumlarını düşününce en fazla bir tur şans tanıyorum Suns’a ama play-off’ların dışında kalmak da ne demek. Gerçekten inanamıyorum.. Ve umuyorum ki artık bu sezon kalan maçların formaliteye dönüştüğünün farkında olup seneye kurulacak takım için şimdiden çalışmaya başlamışlardır. İçim acıyor içim. Fenerbahçe Tsl’de kayıp, FB Ülker Euroleage’de rezil oldu, Phoenix Suns’ın hali ortada, Roma Şampiyonlar Ligi’nden elendi, Milan Uefa’dan elendi. Tuttuğumuz takımlar için kara bir sezon oldu bu 08-09.

Önümüzdeki yıllara bakacağız artık.

I hate Liverpool

13 Mar, 2009 Yazar: serdar

_39174299_rooney_scores2981

“Liverpooldan nefret eden bir everton taraftarı olarak büyüdüm ve bu hafta onları yenerek şampiyonluk umutlarına son vermek istiyoruz“.

Yarın oynanacak Man Utd – Liverpool maçı öncesi Rooney’in sözleri.

Sinema film fragman
ve muhabbet yeri!
Page 1 of 212